Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi sunar.
RÖPORTAJ: HATİCE ŞEYMA BASUT
Gayrimenkul sektörü, yalnızca bir iş kolu olmanın çok ötesinde. İnsanların en büyük yatırımlarını yaptığı, hayatlarını şekillendirdiği, hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü bir alan. Bu bakış açısıyla yola çıkan Bank of Real Estate’in kurucusu Uğur Yılmaz, sektördeki yolculuğuna dair önemli ipuçları veriyor. Ankara Life Dergisinin bu sayısında, Uğur Yılmaz ile gerçekleştirdiğimiz samimi röportajda, gayrimenkul sektörüne adım atarken taşıdığı vizyonu, karşılaştığı zorlukları ve başarıya giden yoldaki kırılma noktalarını konuştuk.
Bank of Real Estate’i kurma fikrinin nasıl doğduğundan, sektördeki fark yaratma stratejilerine kadar pek çok soruyu Uğur Yılmaz içtenlikle yanıtladı. İnsana değer veren, güven temelli iş anlayışı ve profesyonellikten ödün vermeyen yaklaşımıyla sektörde kendine sağlam bir yer edinen Uğur Yılmaz, aynı zamanda güçlü bir ekip ve değerler birliği oluşturmanın da altını çiziyor. Sadece ev alıp satmaktan öte, insan hayatlarına dokunan güvenli süreçler sunduklarını belirten Yılmaz, markasının sektördeki en büyük farkını da bu anlayışta buluyor.
Peki, Bank of Real Estate kısa sürede nasıl bir marka haline geldi? Uğur Yılmaz’ın başarıyı nasıl tanımladığı ve önümüzdeki 5 yıl için hedeflerinin neler olduğu da dergimizin sayfalarına taşındı. Yılmaz, yalnızca iş dünyasında değil, aynı zamanda eşinin de desteğiyle kurduğu güçlü ortaklıkla ilgili de değerli bilgiler paylaştı. Tüm bu sorulara verdiği samimi yanıtlarla, sektörün dinamiklerine dair derin bir bakış açısı sundu.
Uğur Yılmaz’ın gayrimenkul sektöründeki vizyonunu ve Bank of Real Estate markasını bir adım öteye taşıma yolunda attığı cesur adımlarını keşfedeceksiniz, iyi okumalar dileriz.
Gayrimenkul sektöründeki yolculuğunuz nasıl başladı? Bu alana yönelmenizdeki en büyük motivasyon neydi?
İş hayatım boyunca hep insan odaklı, güvene dayalı ilişkiler kurmayı öncelik edindim. Gayrimenkul sektörü, bu bakış açımı birebir hayata geçirebildiğim bir alan oldu. Doğru yönlendirmelerle insanların hayatlarının en önemli kararlarında yanlarında olmak bana her zaman büyük bir motivasyon sağladı. Bu yüzden bu sektörde kalıcı bir iz bırakmak istedim.
Bank of Real Estate markasını kurma fikri nasıl doğdu? Bu ismin özel bir anlamı ya da hikâyesi var mı?
Markamızı oluştururken “güven, istikrar ve profesyonellik” üçgenini merkeze aldık. Bank of Real Estate ismi de bu kavramların yansıması olarak doğdu. Nasıl ki bir banka, mali güvenin ve kurumsal gücün simgesiyse, biz de gayrimenkulde aynı itibarı temsil etmek istedik. Bu isimle, alıcıya da satıcıya da güçlü bir yapıdan hizmet aldıkları hissini vermeyi hedefledik.
Ankara gibi rekabetin yoğun olduğu bir şehirde, markanızı kısa sürede görünür kılmayı nasıl başardınız?
Öncelikle insanları dinledik. Sektörde neyin eksik olduğunu iyi analiz ettik. Sonra da fark yaratacak çözümler geliştirdik: Şeffaf danışmanlık, doğru fiyatlandırma, güçlü dijital varlık yönetimi gibi detaylara odaklandık. Bu yaklaşım kısa sürede karşılık buldu ve markamız Ankara’da ciddi bir bilinirlik kazandı.
Emlak sektöründe bugüne dek edindiğiniz tecrübelerden yola çıkarak, markanızın sizi diğerlerinden ayıran temel farkı nedir?
En büyük farkımız: İnsan ilişkisine verdiğimiz önem ve sistemli çalışma anlayışımız. Sadece ev ya da dükkan satmıyoruz; insanların hayatlarına dokunan güvenli bir süreci yönetiyoruz. Bizimle çalışan herkes, yalnızca bir alım-satım değil; aynı zamanda doğru bir yatırım kararı verdiğini hissediyor.
Bank of Real Estate ile franchise verme sürecine girme kararını nasıl aldınız? Bu sistemde sizi heyecanlandıran şey nedir?
Gelen taleplerin yoğunluğu ve sistemimizin başka profesyonellerle de büyümeye uygun olması bizi franchise sistemine yöneltti. Biz bu modeli bir “marka yayılımı” değil, bir ekip ve değerler birliği olarak görüyoruz. Aynı vizyonu taşıyan iş ortaklarıyla birçok şehirde güven veren bir yapının temelini atmak bizi heyecanlandırıyor.
Girişimcilik yolculuğunuzda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız?
Girişimcilikte en büyük zorluk, istikrarı sürdürebilmek ve sabrı koruyabilmektir. Biz de zaman zaman ekonomik dalgalanmalar, ekip büyütme sancıları ve yoğun rekabet gibi zorluklar yaşadık. Fakat her zaman şunu söyledik: “Vizyonunuz net ise, krizler sizi eğitir.” Biz de her sorunu bir gelişim fırsatı olarak değerlendirdik.
Gayrimenkul danışmanlığı denince akla gelen klasik kalıpları nasıl dönüştürmeyi hedefliyorsunuz?
Danışmanlık anlayışını sadece portföy tanıtımı olmaktan çıkarıyoruz. Eğitimli, donanımlı, dijital dünyaya entegre danışmanlarla, müşteriye danışmanlık + strateji + iletişim üçlüsünü aynı anda sunuyoruz. Kurumsal bir disiplinle bireysel ilgiyi birleştirmek bizim farkımız.
İş hayatınızda eşiniz Esin Yılmaz ile birlikte hareket ediyorsunuz. Bu ortaklık sürecini nasıl tanımlarsınız?
Esin Hanım işin hem organizasyon hem strateji tarafında çok güçlü. Onun detaylara olan hâkimiyeti ve vizyoner duruşu, markamıza büyük katkı sağlıyor. Biz işte de hayatta da birbirimizi tamamlayan bir ikiliyiz. Aramızdaki güven, şirket kültürümüze de birebir yansıyor.
Yeni yatırımcı ya da girişimci adaylarına, sektöre adım atmadan önce mutlaka bilmeleri gerektiğini düşündüğünüz üç temel şey nedir?
Birincisi: Bu sektör tamamen güvene dayanır.
İkincisi: Süreç yönetimi ve doğru analiz, en az satış becerisi kadar önemlidir.
Üçüncüsü: Dijital dünyayı anlamadan gayrimenkul danışmanlığı yapılamaz. Bu üç konuda kendini geliştirmeyen kimse uzun vadede kalıcı olamaz.
Son olarak, Bank of Real Estate markasını önümüzdeki 5 yıl içinde nerede görüyorsunuz? Hedefleriniz neler?
Önümüzdeki 5 yılda, Ankara dışına çıkan, Türkiye genelinde tanınan bir yapıya ulaşmayı hedefliyoruz. Kaliteden ödün vermeyen, danışmanlarıyla güçlü bir aile olmayı sürdürmek istiyoruz. Özellikle franchise sistemimizi büyütmek, markamızı ulusal düzeyde yaygınlaştırmak önceliğimiz.
Yakın zamanda aldığınız başarı ödülü, markanız ve sizin adınıza önemli bir takdir oldu. Bu ödülün sizin için anlamı neydi? Bu başarıya nasıl ulaştınız?
Bu ödül, doğru yolda olduğumuzun en somut göstergesi oldu. Biz bu ödülü yalnızca kendimiz için değil, markamıza inanan tüm ekip arkadaşlarımız adına aldık. Disiplinli çalışmanın, etik duruşun ve vizyoner bakışın sonunda mutlaka takdir edildiğini görmek gurur verici.