Hülya Akdeniz, Ankara Life sayfalarında sadece biyobozunur plastik üretmenin ötesine geçerek, çevreye duyarlı inovasyonun, ekonomik çözümün ve kadın girişimciliğin ilham verici yolculuğunu paylaşıyor…

Bilimle girişimciliği ustaca birleştiren, sürdürülebilir bir gelecek için sınır tanımayan bir kadın… Hülya Akdeniz, Ankara Life sayfalarında sadece biyobozunur plastik üretmenin ötesine geçerek, çevreye duyarlı inovasyonun, ekonomik çözümün ve kadın girişimciliğin ilham verici yolculuğunu paylaşıyor. Çocukluğundan bu yana bilime olan tutkusu, girişimci ruhuyla birleşerek doğaya ve geleceğe dokunan somut çözümlere dönüştü. Önyargılara rağmen teknik alanda varlık gösterme cesareti, karbon ayak izini azaltan ürünleri ve sürdürülebilir iş modeliyle Hülya Akdeniz, hem Türkiye’de hem de dünyada fark yaratmayı hedefliyor. Keyifli geçen röportajımız sizlerle, iyi okumalar dileriz.
Sizi yakından tanımak isteriz. Hülya Akdeniz kimdir? Bilimsel bakış açınızı girişimci ruhunuzla nasıl harmanladınız?
Ben kendimi her zaman merakı yüksek bir araştırmacı olarak tanımladım. Çocukluğumdan bu yana bilimsel düşünce sistemine büyük bir hayranlık duydum. Ancak zamanla, bilimin tek başına yeterli olmadığını; elde edilen bilgilerin hayata geçirilmesi gerektiğini fark ettim. İşte tam bu noktada girişimci ruhum devreye girdi. Bilimsel verileri yalnızca laboratuvarlarda bırakmak yerine, onları insanların yaşamına dokunan somut çözümlere dönüştürmeyi hedefledim. Kısacası, bilimsel bakış açım bana yön gösterirken, girişimci ruhum bu yönü gerçeğe dönüştüren itici güç oldu.

Plastik biyobozunur poşet üzerine çalışmak çok belirgin bir çevresel soruna çözüm üretmek demek. Bu fikrin doğuş hikayesi neydi? Sizi bu alana yönlendiren motivasyon ne oldu?
Günlük hayatımızda en fazla tüketilen ürünlerden biri plastik poşet. Fakat aynı zamanda doğaya en büyük yükü de onlar bırakıyor. Sokaklarda, denizlerde gördüğüm plastik atıklar beni çok etkiledi. “Buna çözüm bulmalıyız” düşüncesi aklımda hep vardı. Akademik bir araştırma sırasında biyobozunur hammaddelerle ilgili çalışınca, bunu ticarileştirme fikri doğdu. Asıl motivasyonum çocuklarıma ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma isteğim oldu.
Kadın bir girişimci olarak üretim, yatırım ve sürdürülebilirlik gibi teknik alanlarda nasıl bir yol izlediniz? Bu süreçte karşılaştığınız en büyük önyargı ya da zorluk neydi?
Öncelikle şunu söylemeliyim: Kadın olarak teknik alanlarda varlık göstermek hâlâ kolay değil. İlk zamanlarda “Üretim hattı, yatırımcı görüşmeleri, makine ve hammadde pazarlığı kadın işi değildir” gibi önyargılarla karşılaştım. Ama sabır, bilgi ve kararlılıkla bunların üstesinden geldim. Yolumda çok çalışarak, işin her teknik detayına hâkim olarak ilerledim. Bugün geldiğim noktada bu önyargıların yavaş yavaş kırıldığını görmek benim için büyük bir mutluluk.
Ürünlerinizin karbon ayak izi konusunda ne gibi etkileri var? Sadece çevreci değil, aynı zamanda ekonomik bir çözüm sunduğunuzu da söyleyebilir miyiz?
Kesinlikle. Ürünlerimizin üretiminde kullanılan biyobozunur hammaddeler, doğada klasik plastiğe göre çok daha hızlı çözünüyor ve karbon ayak izini ciddi ölçüde azaltıyor. Aynı zamanda uzun vadede ekonomik bir fayda sağlıyor çünkü atık yönetim maliyetlerini düşürüyor. Hem çevreye hem de ekonomiye değer katan bir çözüm ürettiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim.

Sürdürülebilirlik sizin için bir kavramdan öte bir yaşam felsefesi gibi duruyor. Bu anlayışı iş modelinize nasıl entegre ettiniz?
Evet, sürdürülebilirlik benim için bir pazarlama stratejisi değil, hayatımın merkezinde yer alan bir değer. Üretim sürecinde enerji tasarrufundan lojistik zincirindeki karbon emisyonlarının azaltılmasına kadar pek çok noktada bu anlayışı entegre ettik. Ayrıca sadece üründe değil, şirket kültürümüzde de sürdürülebilirlik var: çalışanlarımızla, iş ortaklarımızla ve hatta tüketicilerimizle bu bilinci paylaşmayı önemsiyoruz.
Peki hedefleriniz neler? Bu ürün Türkiye’de ve dünyada nasıl bir karşılık buluyor ya da bulacak?
Kısa vadede Türkiye pazarında daha fazla görünürlük kazanmayı hedefliyoruz. Uzun vadede ise Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere global pazarlarda yer almak istiyoruz. Çünkü biyobozunur plastik artık sadece bir tercih değil, zorunluluk haline geliyor. Türkiye’de bu alanda öncü olmanın gururunu yaşıyorum, dünyada da fark yaratmak için kararlılıkla çalışıyoruz.
Son olarak, özellikle genç kadınlara ve girişimci olmak isteyenlere ne söylemek istersiniz? Sizce bir kadın girişimciyi güçlü kılan en önemli özellik nedir?
Genç kadınlara şunu söylemek isterim: Hiçbir şey imkânsız değil. Yeter ki kendinize güvenin ve bildiğiniz yoldan şaşmayın. Bir kadın girişimciyi güçlü kılan en önemli özellik bence azim. Dünyada çok fazla önyargı, çok fazla engel var ama kararlılıkla çalışıldığında hepsi aşılabiliyor. Cesaretinizi kaybetmeyin, çünkü sizin attığınız her adım sadece kendiniz için değil, sizden sonraki kadınlar için de bir yol açıyor.